Güvenlik kamerası; tuvalet, soyunma odası, banyo gibi mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu alanlara, komşunun özel alanına (pencere, balkon, kapı önü) ve ortak kararı olmayan apartman ortak alanlarına takılamaz. Genel kural şudur: kamera, ancak meşru bir güvenlik amacıyla ve yalnızca gerekli olan alanı kapsayacak şekilde konumlandırılmalıdır. Kapsam ne kadar genişlerse, mahremiyet ihlali riski o kadar artar.
Bu konu KVKK ve genel mahremiyet hakkı çerçevesinde değerlendirildiği için, aşağıdaki liste genel bir rehber niteliğindedir; özel durumlar için uzmanınıza danışmanız önerilir.
Apartman koridoru, asansör önü, site bahçesi gibi ortak kullanım alanlarına kamera takmak tek bir kişinin kararıyla değil, kat malikleri kurulunun veya site yönetiminin ortak kararıyla yapılmalıdır. Kararı verildikten sonra da kayıtlara erişim yetkisinin (genelde yönetici ile) sınırlı tutulması ve kayıtların hangi amaçla, ne kadar süre saklanacağının belirlenmesi beklenir.
İşverenin, işyerinin güvenliği ve iş süreçlerinin denetimi için kamera kullanma hakkı vardır, ancak bu hak sınırsız değildir. Çalışanların sürekli ve yoğun şekilde izlenmesi, özellikle dinlenme alanlarında veya kişisel iletişimlerini etkileyecek şekilde konumlandırılmış kameralar, orantılılık ilkesini aşabilir. Genel kabul gören yaklaşım, kameraların iş güvenliği ve varlık koruma amacıyla sınırlı tutulması, çalışanların bu konuda bilgilendirilmesi (aydınlatma metni) ve kayıtlara erişimin sınırlı yetkili kişilerle kısıtlanmasıdır. Bu konuda somut bir işyeri politikası oluştururken hukuki danışmanlık almanız önerilir.
Kaldırımın veya sokağın büyük bir bölümünü kapsayan geniş açılı bir kamera, yalnızca sizin güvenliğinizle ilgili olmayan, o alandan geçen çok sayıda kişinin görüntüsünü de toplar. Bu, veri işleme kapsamının gereğinden fazla genişlemesi anlamına gelebilir ve KVKK'nın "ölçülülük" ilkesiyle çelişebilir. Doğru yaklaşım, kamera açısını yalnızca kendi mülkünüzün güvenliği için gerekli olan dar alanla sınırlı tutmaktır.
Kiracı olarak oturulan bir mülkte kamera takmak isteyen kişilerin, hem mülk sahibinin izni hem de -eğer ortak alan söz konusuysa- diğer sakinlerin hakları göz önünde bulundurulmalıdır. Kiralık bir dairenin giriş kapısını çeken bir kamera genelde sorun teşkil etmezken, ortak bahçe veya otopark gibi paylaşılan alanlara kamera koymak, mülk sahibi veya yönetimle önceden görüşülmesi gereken bir konudur.
Mağaza, restoran gibi müşteri kabul eden işyerlerinde kameralar genelde güvenlik ve hırsızlık önleme amacıyla kullanılır; bu meşru bir amaçtır ama kameraların deneme kabinleri, tuvalet gibi mahremiyet beklenen alanlara yönlendirilmemesi ve kayıtların yalnızca belirtilen amaçla kullanılması gerekir. Kayıt yapıldığına dair görünür bir bilgilendirme, işyerlerinde de önerilen bir uygulamadır.
Mevcut bir kameranın açısının sorun yarattığı fark edilirse, ilk çözüm genelde kameranın fiziksel açısını yeniden ayarlamaktır. Birçok kamera, montaj braketi sayesinde yeniden yönlendirilebilir. Fiziksel açı yeterince daraltılamıyorsa, yazılımsal maskeleme (görüntünün belirli bir bölümünü otomatik olarak karartma) özelliği devreye girebilir; bu özellik günümüzün çoğu IP kamerasında ve kayıt cihazında standart olarak bulunur.
Her iki yöntem de yeterli olmuyorsa, kameranın tamamen farklı bir noktaya taşınması veya farklı bir görüş açısına sahip bir modelle değiştirilmesi gerekebilir. Bu tür bir düzeltme, sorunun büyümesini beklemeden erken yapıldığında hem daha ekonomik hem de daha az karmaşıktır.
Drone ile havadan görüntü almak veya taşınabilir bir kamera kullanmak, sabit bir kameradan farklı ek kurallara tabidir çünkü görüş alanı sürekli değişir ve çok daha geniş bir alanı, genelde önceden öngörülemeyen şekilde kapsayabilir. Drone kullanımı ayrıca havacılık mevzuatı gibi başka bir düzenleme alanına da girdiği için, bu tür bir kullanım düşünülüyorsa hem mahremiyet hem uçuş kuralları açısından ayrı bir değerlendirme gerekir. Sabit güvenlik kamerası kurallarıyla doğrudan kıyaslanamaz.
Sahte veya kayıt yapmayan, yalnızca caydırıcı görünüm için asılan kameralar, gerçek bir veri işleme faaliyeti barındırmadığı için genelde KVKK kapsamı dışında değerlendirilir. Ancak bu tür sahte kameraların da, dışarıdan gerçek bir kameradan ayırt edilemediği sürece, insanların "izleniyorum" hissiyle davranmasına neden olabileceği unutulmamalıdır, bu psikolojik etki bazı yerlerde (özellikle mahremiyet hassasiyeti yüksek noktalarda) yine de rahatsızlık kaynağı olabilir ve şikayete konu edilebilir.
Techno Fusion'da: Kurulum sırasında kamera açısını, sadece güvenlik amacına hizmet edecek şekilde daraltıyor, gerekiyorsa maskeleme ile hassas alanları görüntü dışında bırakıyoruz. Kesin hukuki sınırlar durumunuza özeldir. Özellikle işyeri veya apartman ortak alanı gibi konularda uzmanınıza danışmanızı öneririz.