Bir araç içi kamera, aracın kontağı açıldığında otomatik olarak devreye girer ve görüntüyü hafıza kartına küçük parçalar (genellikle bir-üç dakikalık klipler) halinde döngüsel olarak kaydeder; kart dolduğunda en eski klibin üzerine yeni kayıt yazılır. Kamera bir darbe veya ani ivme değişimi algıladığında, o anki klibi otomatik olarak "kilitler" ve bu bölüm döngüsel silme sürecinin dışında tutulur.
Bu çalışma mantığı, kameranın kartın dolmasından bağımsız olarak sürekli çalışabilmesini ve kritik bir anın (kaza gibi) rutin döngüsel silme sırasında kaybolmamasını aynı anda sağlar.
Kamera, görüntüyü tek bir uzun dosya yerine ardışık kısa klipler halinde kaydeder. Hafıza kartı dolduğunda cihaz otomatik olarak en eski klibi siler ve yerine yeni klibi yazar. Bu sayede kart hiçbir zaman tamamen dolup kayıt durmaz, sistem sürekli çalışmaya devam eder. Klip süresi kısa tutulduğu için, bir video oynatıcıda istenen zaman aralığına ulaşmak da nispeten kolaydır.
Kameranın içindeki G-sensor, aracın ani yavaşlaması, sert fren veya çarpışma benzeri bir ivme değişimini algıladığında bu bilgiyi işlemciye iletir. İşlemci, o anda kaydedilmekte olan klibi (genelde olay öncesi ve sonrası birkaç saniyeyi de kapsayacak şekilde) ayrı bir "korunan" klasöre kopyalar veya işaretler. Bu klip, döngüsel silme sürecinin dışında tutulduğu için kart dolsa bile üzerine yazılmaz. Ta ki kullanıcı onu manuel olarak silene kadar.
Kameranın lensi görüntüyü yakaladıktan sonra, dahili işlemci bu ham görüntüyü bir sıkıştırma formatıyla işleyip hafıza kartına yazılabilir hale getirir. Bu işlemci aynı zamanda dinamik aralık dengelemesi (aşırı parlak/karanlık bölgeleri dengeleme), gece görüş iyileştirmesi ve zaman/GPS damgası ekleme gibi işlevleri de üstlenir. İşlemcinin gücü, kameranın aynı anda yüksek çözünürlük ve akıcı kare hızını ne kadar iyi dengeleyebildiğini belirler.
Çoğu kamerada, G-sensor'ün otomatik algılamadığı ama sürücünün kayıt altına almak istediği bir an için (örneğin bir tartışma veya şüpheli bir durum) fiziksel bir düğmeye veya uygulama üzerinden bir komuta basarak o anki klibi manuel olarak kilitlemek mümkündür. Bu özellik, otomatik G-sensor algılamasının yakalayamayacağı ama sürücünün önemli bulduğu anları belgelemek için ek bir güvence sağlar.
Kaydedilen klipler genelde üç yolla erişilebilir: hafıza kartını doğrudan bir bilgisayara takarak, kameranın kendi ekranından oynatarak veya Wi-Fi/Bluetooth üzerinden eşleştirilmiş bir mobil uygulama ile telefona aktararak. Uygulama üzerinden erişim, özellikle bir kaza sonrası hızlıca kanıt paylaşmak istendiğinde en pratik yoldur. Kart sökmeye gerek kalmaz.
Hafıza kartı arızalanır veya dolarsa (nadiren), kamera genellikle bir uyarı sesi veya ekran mesajıyla kullanıcıyı bilgilendirir; bazı modellerde kart hatası durumunda kayıt duraklar. Bu yüzden kartın periyodik olarak (üretici tavsiyesine göre) formatlanması ve zamanla aşınan kartların değiştirilmesi, sistemin sürekli ve güvenilir çalışmasını sağlayan önemli bir bakım adımıdır.
Birçok modern araç içi kamerada, üretici zaman zaman G-sensor algoritmasını iyileştiren, hata düzelten veya yeni özellik ekleyen bir yazılım (firmware) güncellemesi yayınlar; bu güncelleme genellikle mobil uygulama veya hafıza kartı üzerinden yapılır. Güncellemenin düzenli olarak kontrol edilmesi, kameranın hem güvenlik hem performans açısından üreticinin son iyileştirmelerinden faydalanmasını sağlar. Bu, kurulumdan sonra unutulmaması gereken küçük ama etkili bir bakım adımıdır.
Techno Fusion'da: Araç içi kamera kurulumunda G-sensor hassasiyetini ve kayıt ayarlarını aracınızın kullanım şekline göre yapılandırıyoruz. Teknik sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.